Yukarı
Halkbank Kültür ve Yaşam
fade
32508
post-template-default,single,single-post,postid-32508,single-format-standard,eltd-core-1.1.1,flow-ver-1.4,,eltd-smooth-page-transitions,ajax,eltd-blog-installed,page-template-blog-standard,eltd-header-standard,eltd-fixed-on-scroll,eltd-default-mobile-header,eltd-sticky-up-mobile-header,eltd-menu-item-first-level-bg-color,eltd-dropdown-default,wpb-js-composer js-comp-ver-5.4.7,vc_responsive

ZAMANIN İZ BIRAKTIĞI YER: KULA-SALİHLİ UNESCO KÜRESEL JEOPARKI

Manisa’da yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, Türkiye’nin UNESCO tarafından tescillenen ilk ve tek jeoparkı olma özelliğini taşıyor. Büyük bölümü Kula, bir kısmı ise Salihli ilçe sınırlarında bulunan bu özel alan, 2.320 kilometrekarelik geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Yer kabuğunun geçmişine ışık tutan bu jeopark, lav akıntılarından peribacalarına, bazalt sütunlarından tarihî köylere kadar benzersiz bir jeolojik ve kültürel miras sunuyor. Yazımızda, Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı hakkındaki bilgileri okuyabilirsiniz.

1#

Türkiye’nin Ege Bölgesi’nin doğu kesiminde yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, paleozoik metamorfik kayaçlardan tarih öncesi volkanik patlamalara kadar 200 milyon yılı aşkın dünya tarihine ait kalıntılar barındırıyor. Jeopark; üç farklı ana bölgeden oluşuyor: Kula Volkanik Bölgesi, tektonik açıdan oldukça aktif bir yapı gösteren Gediz Grabeni ve Bozdağlar. Büyük bir lav platosu, lav mağaraları, bazalt sütunları; ayrıca fay hatları, yelpaze birikintileri ve deprem yapıları gibi pek çok jeomorfolojik oluşumu da içeren bu alan, Anadolu’nun jeolojik çeşitliliğini gözler önüne seriyor.

2#

Jeopark sınırları içinde, yükseklikleri 150 metreyi geçmeyen 80’in üzerinde volkan konisi bulunuyor. Ay yüzeyini andıran lav akıntıları, Gediz Nehri üzerinde yer alan Adala Volkanik Kanyonu ve Gediz Nehri’nin 25 metreden düştüğü Suuçtu Şelalesi gibi doğal güzelliklerin bulunduğu jeopark, Türkiye’nin en genç volkanik sahası olma özelliğini taşıyor.

3#

Antik Dönem’de yaşamış Amasya doğumlu ünlü coğrafyacı Strabon (MÖ 63- MS 24), “Coğrafya” adlı ansiklopedisinde Kula’ya, kömür karası bazalt kayaçlarından ötürü “Katakekaumene” yani “Yanık Ülke” ismini vermiş. Kaya mezarları, taş köprüler ve tarihî evler gibi önemli kültürel mirasların bulunduğu jeopark; tortul kayaçların su ve sıcaklık etkisiyle erimesi, aşınması, birikmesi ve taşınması sonucu oluşan karstik mağaralar ve kanyonlar gibi pek çok jeolojik oluşuma da ev sahipliği yapıyor.

4#

Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, volkanik kökenli benzersiz bir jeolojik yapıya da sahiptir. Burgaz mevkiinde, Gediz Nehri’nin yukarı kesimlerinde; sıcaklık farkları, yağmur, rüzgâr ve erozyonun zamanla şekillendirdiği, peribacalarını andıran doğal oluşumlar görülür. Bu oluşumlar, Gediz Vadisi’nin içinde pastel tonların hâkim olduğu büyüleyici bir peyzaj ortaya çıkarır.

5#

Jeopark sınırları içinde, Çakallar Volkanı yakınlarında yürüyen tarih öncesi insanların fosilleşmiş ayak izleri hâlâ korunuyor. Yaklaşık 20 dakikalık yürüyüş mesafesindeki bir kaya sığınağında yer alan Kanlıtaş kaya resminin, bu patlamayı tasvir ettiği düşünülüyor. Eğer varsayım doğruysa, bu resim dünyanın en eski volkanik patlama tasvirlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.

6#

Kula’da, Roma Dönemi’ne ait antik hamamlar, sarnıçlar ve yer altı su şebekesiyle ünlü Kollyda (Gölde) köyü bulunuyor. Bölge, Osmanlı Dönemi’nin en iyi korunmuş örneklerinden olan üç binden fazla tescilli Kula konağına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Anadolu tasavvufunun mihenk taşlarından halk ozanı Yunus Emre ve hocası Tapduk Emre’nin türbeleri de bu topraklarda yer alıyor.

7#

Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı, jeoturizm ve jeoeğitim faaliyetleriyle de yerel kalkınmayı destekliyor. Bölgede tematik yürüyüş parkurları, seyir terasları ve gözlem alanları yer alıyor. Lise ve üniversite öğrencileri, coğrafya ve yer bilimleri derslerini sahada uygulamalı olarak işliyor.

8#

Geçiş iklimi kuşağında yer alan Kula-Salihli UNESCO Küresel Jeoparkı sahası, aşırı sıcaklık farklarının yaşanmaması sayesinde yılın her döneminde ziyaret edilebiliyor. Kış aylarında daha sakin bir atmosfere bürünen bölge, volkanik oluşumların ve jeolojik mirasın yalın güzelliğini keşfetmek isteyenler için ideal bir kış rotası imkânı sunuyor. Bitki meraklıları için ilkbaharda âdeta bir botanik bahçesine dönüşen jeopark, sonbaharda ise uzun yürüyüşlerle doğal güzelliklerini deneyimlemek isteyenleri ağırlıyor.

 152 okunma

Derya Ülkar